5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin 'zorunlu' olmasının temel felsefesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124309

Bu zorunluluğun temel felsefesi, 'çocuğun üstün yararı' ilkesi ve ceza hukukunun 'son çare (ultima ratio)' olması prensibidir. Kanun koyucu, çocukların gelişim çağında olmaları, kişiliklerinin henüz tam olarak oturmamış olması ve suç işlemeye iten sosyal ve psikolojik faktörlere karşı daha savunmasız olmaları nedeniyle, onları cezaevlerinin olumsuz etkilerinden olabildiğince korumayı amaçlamıştır. Kısa süreli hapis cezalarının, çocuklar üzerinde ıslah edici bir etkiden çok, damgalayıcı, suça ve suçlu çevrelere yönlendirici, eğitim hayatlarını ve sosyal gelişimlerini sekteye uğratıcı bir etki yaratacağı kabul edilmektedir. Bu nedenle, TCK m. 50/3, mahkemeye takdir hakkı tanımadan, SSÇ'ler hakkında hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının, para cezası veya diğer seçenek tedbirlere çevrilmesini zorunlu kılarak, çocuğun topluma yeniden kazandırılmasını ve özgürlüğünden yoksun bırakılmamasını öncelikli hedef olarak belirlemiştir.