KVKK tarafından verilen idari para cezalarına karşı Sulh Ceza Hakimliklerine yapılan başvurularda, hakimliğin verdiği kararlar kesindir. Bu kesin kararlara karşı, kanun yararına bozma (CMK m. 309) yoluna başvurulması ile Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluna gidilmesi arasında, başvurunun kabulü açısından nasıl bir ilişki vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124302

Metinde eleştirildiği üzere, bu iki olağanüstü kanun yolu arasında başvurucunun aleyhine işleyen bir ilişki bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruyu incelemek için 'başvuru yollarının tüketilmiş olması' şartını arar. Sulh ceza hakimliğinin kesin kararıyla bu yollar tükenmiş sayılır. Ancak, eğer başvurucu aynı zamanda Adalet Bakanlığı aracılığıyla 'kanun yararına bozma' yoluna da başvurmuşsa, Anayasa Mahkemesi, henüz tüketilmesi gereken potansiyel bir kanun yolu daha olduğu gerekçesiyle, bireysel başvuruyu 'başvuru yollarının tüketilmemesi' nedeniyle kabul edilemez bulabilmektedir. Bu durum, başvurucuyu bir ikilemde bırakmaktadır. Kanun yararına bozma, başvurucunun kendi kontrolünde olmayan ve sonucunun ne olacağı belirsiz bir yol iken, bu yola başvurulması, süresi (30 gün) son derece kısa ve hak düşürücü olan bireysel başvuru hakkının kaybına neden olabilmektedir. Bu, AYM'nin başvuru yollarının tüketilmesi şartını katı yorumlamasından kaynaklanan bir sorundur.