Bir bayilik sözleşmesinde, davalının asgari alım taahhüdüne uymamasından kaynaklanan cezai şart alacağının, tarafların daha sonra yaptığı bir sulh anlaşmasıyla sona erdiği kabul edilebilir mi? Bu durumda hangi kanun hükmü uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124278

Evet, kabul edilebilir. Taraflar arasındaki bir uyuşmazlığın, karşılıklı fedakarlıklarla ve bir sözleşmeyle sona erdirilmesine 'sulh sözleşmesi' denir ve bu, TBK m. 355 vd. (Yargıtay kararında atıf yapılan eski BK m. 355) düzenlenmiştir. Eğer taraflar, bayilik sözleşmesinden doğan tüm ihtilafları (cari hesap alacağı, cezai şart vb.) sona erdirmek amacıyla, davalının belirli bir miktar ödeme yapması ve davacının da teminat mektubunu iade etmesi konusunda anlaşırlarsa, bu bir sulh sözleşmesi teşkil eder. Sulh sözleşmesi, tarafların daha önceki alacaklarından feragat ettikleri anlamına gelir. Bu durumda, davacı, sulh ile sona erdirdiği cezai şart alacağını daha sonra yeniden talep edemez. İlk derece mahkemesinin kararının temelindeki mantık da budur; ancak üst mahkemeler, olayın özelliklerine göre bu anlaşmanın cezai şartı kapsamadığı sonucuna varabilirler.