CMK m. 160 uyarınca Cumhuriyet savcısının soruşturmayı 'bizzat' yürütme görevi, tüm soruşturma işlemlerini kendisinin yapması gerektiği anlamına mı gelir? Bu görevin, kollukla işbirliği içindeki sınırları nedir?
Hayır, 'bizzat' yürütme görevi, tüm işlemleri tek başına yapması gerektiği anlamına gelmez. Bu, soruşturmanın sevk ve idaresinin, sorumluluğunun ve kontrolünün tamamen savcıya ait olduğu anlamına gelir. Savcı, CMK m. 161 uyarınca, emrindeki adli kolluk görevlilerini kullanarak delilleri toplatabilir, ifade aldırabilir, araştırma yaptırabilir. Ancak bu işbirliğinin sınırları şunlardır: 1) Kolluk, savcının emir ve talimatları doğrultusunda hareket eder; kendi başına soruşturmayı yönlendiremez. 2) Savcı, kolluğa genel ve soyut bir 'araştır' talimatı vererek dosyadan elini çekemez. Hangi işlemlerin yapılacağını, hangi delillerin toplanacağını somut olarak belirtmelidir. 3) Soruşturmanın stratejisini belirlemek, delilleri değerlendirmek ve nihai kararı (iddianame veya KYOK) vermek münhasıran savcının yetkisindedir. Kolluğun hazırladığı 'fezleke' veya 'raporlar' savcıyı bağlamaz, sadece birer yardımcı materyaldir. Kısacası, savcı 'orkestra şefi'dir; enstrümanları (kolluk) çaldırabilir ama müziğin nasıl olacağına kendisi karar verir.