TCK m. 123'teki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, uzlaşma kapsamında olması (CMK m. 253), soruşturma ve kovuşturma süreçlerini nasıl etkiler?
Bu suçun uzlaşma kapsamında olması, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde önemli bir ara aşama yaratır. Süreç şu şekilde etkilenir: 1. Soruşturma Aşaması: Cumhuriyet savcısı, suçun işlendiğine dair yeterli şüpheye ulaştığında hemen iddianame düzenleyemez. Öncelikle dosyayı, taraflar arasında uzlaşma görüşmeleri yapması için uzlaştırma bürosuna göndermek zorundadır. Bu, bir dava şartıdır. Eğer taraflar (mağdur ve şüpheli) uzlaşırsa, savcı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verir ve dosya kapanır. Uzlaşma sağlanamazsa, savcı iddianame düzenleyerek dava açar. 2. Kovuşturma Aşaması: Eğer soruşturma aşamasında herhangi bir nedenle uzlaştırma prosedürü uygulanmamışsa, mahkeme yargılamaya başlamadan önce dosyayı yine uzlaştırma bürosuna gönderir. Kovuşturma aşamasında taraflar uzlaşırlarsa, mahkeme davanın düşmesine karar verir. Uzlaşma sağlanamazsa, yargılamaya devam edilir. Dolayısıyla uzlaşma, ceza davasının açılmasını veya devam etmesini engelleyen bir 'alternatif uyuşmazlık çözüm' yoludur.