Cumhuriyet savcısının, emrindeki kolluk görevlileri vasıtasıyla 'şüphelinin lehine olan delilleri' de toplama yükümlülüğü (CMK m. 160/2), ceza muhakemesinin hangi temel ilkesinin soruşturma evresindeki yansımasıdır?
Bu yükümlülük, ceza muhakemesinin temel amacı olan 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkesinin ve bununla bağlantılı olarak 'silahların eşitliği' ve 'tarafsızlık' ilkelerinin soruşturma evresindeki en önemli yansımasıdır. Ceza yargılaması, bir tarafın diğerini yendiği bir yarışma değildir. Cumhuriyet savcısı, kamuyu temsil eden bir taraf olmakla birlikte, bir 'düşman' değildir. Görevi, ne pahasına olursa olsun mahkumiyet elde etmek değil, olayı tüm yönleriyle aydınlatarak adil bir karar verilmesini sağlamaktır. Bu nedenle, sadece şüphelinin aleyhine olan delilleri değil, onun masumiyetini veya suçunun vasfının daha hafif olduğunu gösterebilecek 'lehine olan delilleri' de toplamakla yükümlüdür. Bu, savcının soruşturma aşamasındaki 'objektiflik ve tarafsızlık' yükümlülüğünün bir gereğidir ve adil bir yargılamanın temelini oluşturur.