Bayilik sözleşmesinde, davacının cezai şart talep hakkından zımnen feragat ettiğinin kabulü için, davalının bu yönde 'haklı bir güvene' sahip olması aranır. Bu 'haklı güven'in oluşup oluşmadığı değerlendirilirken hangi unsurlar dikkate alınmalıdır?
'Haklı güven'in oluşup oluşmadığı, TMK m. 2'deki dürüstlük kuralı çerçevesinde, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Dikkate alınması gereken unsurlar şunlardır: 1. Hakkın Kullanılmadığı Sürenin Uzunluğu: Alacaklının, sözleşmeye aykırılık ortaya çıkmasına rağmen ne kadar süre boyunca hakkını kullanmaktan kaçındığı önemlidir. Süre uzadıkça, borçludaki güven de pekişir. 2. Tarafların Davranışları: Alacaklının, aykırılığa rağmen sözleşmesel ilişkiyi hiçbir şey olmamış gibi sürdürmesi, yeni siparişleri kabul etmesi, ödemeleri ihtirazi kayıtsız alması gibi davranışlar, güveni artıran unsurlardır. 3. Tarafların Tacir Olup Olmadığı: Tacir olan taraflardan, haklarını koruma konusunda daha basiretli davranmaları beklenir. Bir tacirin uzun süre hakkını kullanmaması, feragat iradesini daha güçlü bir şekilde gösterebilir. 4. Sözleşmedeki Özel Hükümler: YHGK kararında olduğu gibi, sözleşmede 'hakların kullanılmamasının feragatten sayılmayacağı' yönünde bir hüküm varsa, bu durum borçlunun 'haklı bir güven'e sahip olmasını engeller. Çünkü borçlu, sözleşmeyi imzalarken bu riski baştan kabul etmiştir.