Anlaşmalı boşanma protokolünün 'uyarlanması davası' hangi hukuki sebeplere dayanabilir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız. (Yargıtay 2. HD, E. 2023/8505, K. 2024/149)
Anlaşmalı boşanma protokolünün uyarlanması davası, sözleşme hukukunun temel ilkelerinden olan 'ahde vefa (söze bağlılık)' ilkesinin bir istisnasını oluşturur ve 'işlem temelinin çökmesi' (clausula rebus sic stantibus) ilkesine dayanır. Bu dava, protokolün imzalandığı ve mahkemece onaylandığı tarihten sonra, tarafların iradesi dışında ortaya çıkan, öngörülemeyen ve olağanüstü nitelikteki bir durum değişikliği nedeniyle, protokoldeki bir veya birden fazla hükmün taraflardan biri için 'çekilmez ve katlanılmaz' hale gelmesi durumunda açılabilir. Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, mahkeme bu davada, 'protokol hükümlerinin davacıyı katlanılmaz duruma düşürüp düşürmediğini' ve 'dürüstlük kuralı gereği uyarlama gerekip gerekmediğini' araştırır. Örneğin, nafaka ödemeyi taahhüt eden eşin, sonradan tam ve sürekli bir iş göremezlik durumuna düşmesi veya protokolde çocuğun özel okul masraflarını karşılamayı üstlenen babanın iflas etmesi gibi durumlar, uyarlama davası için haklı bir sebep oluşturabilir.