TCK m. 63'te düzenlenen mahsup kurumu, hükümlünün kendi kusuruyla tutuklu kalması (örneğin, duruşmalara kasıtlı olarak katılmayarak tutuklanmasına neden olması) durumunda da uygulanır mı?
Evet, uygulanır. TCK m. 63, 'mahkumiyet hükmü kesinleşmeden önce gerçekleşen' ve 'şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran' tüm halleri kapsar. Kanun, tutukluluğun sebebine veya hükümlünün kusurlu olup olmamasına ilişkin bir ayrım yapmamıştır. Metinde de belirtildiği gibi, Türk Ceza Kanunu 'mecburi (hukuki) mahsup' sistemini benimsemiştir. Bu sisteme göre, yasal koşullar (hükmün kesinleşmesinden önce özgürlüğün kısıtlanması) oluştuğu takdirde, mahkemenin veya infaz makamının bu süreyi mahsup etmesi bir zorunluluktur. Hakimin bu konuda bir takdir yetkisi yoktur. Dolayısıyla, hükümlü kendi kusuruyla tutuklu kalmış olsa dahi, bu süre cezasından indirilir. Hakimin görevi, sadece mahsup için gerekli yasal koşulların var olup olmadığını denetlemekten ibarettir.