Adi ortaklık sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte ortaklığın girdiği 'tasfiye aşaması', hukuken ne anlama gelmektedir? Bu aşamada ortakların ve yöneticilerin yetkileri nasıl değişir?
Tasfiye aşaması, adi ortaklığın hukuki varlığının tamamen sona erdirilmesi ve malvarlığının ortaklar arasında paylaştırılması için yürütülen bir süreçtir. Bu, bir 'arıtma işlemi'dir. Bu aşamaya girilmesiyle birlikte, ortaklığın normal faaliyetleri durur ve sadece tasfiye amacına yönelik işlemler yapılabilir. Ortakların ve yöneticilerin yetkileri şu şekilde değişir: 1) Yönetici ortakların yönetim yetkisi sona erer (TBK m. 639/1). Artık ortaklık adına yeni taahhütlere giremezler. 2) Tasfiye, kural olarak yönetici olmayanlar da dahil olmak üzere bütün ortakların 'elbirliğiyle' yapılır (TBK m. 644/1). Yani, tek bir ortağın tek başına tasfiye işlemi yapma yetkisi yoktur, tüm kararlar oybirliğiyle alınmalıdır. 3) Ortaklar, aralarından bir veya birkaçını 'tasfiye memuru' olarak atayabilirler. Bu durumda, tasfiye işlemlerini sadece bu memurlar yürütür. 4) Eğer tasfiye memuru atanmamışsa, ortaklığın sona ermesinden önce belirli işlemleri yapmaya yetkili kılınmış bir ortak, bu işlemleri tamamlamakla yükümlü kalır ve diğerlerine hesap verir.