TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile TCK m. 105'te düzenlenen cinsel taciz suçu arasındaki ayrım nasıl yapılır? Bir eylemin her iki suçu birden oluşturması mümkün müdür? (Yargıtay 18. CD, 2019/11452 E. sayılı kararı)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124230

İki suç arasındaki temel ayrım, failin 'kastı' ve eylemin 'niteliği'dir. - Cinsel Taciz (TCK m. 105): Failin, mağduru cinsel yönden rahatsız etmek amacıyla hareket etmesi gerekir. Eylemin (laf atma, cinsel içerikli mesaj gönderme, cinsel organını gösterme vb.) cinsel bir amaç taşıması ve mağdurun cinsel dokunulmazlığına yönelik olması şarttır. - Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma (TCK m. 123): Failin amacı, mağduru cinsel olarak değil, genel anlamda rahatsız etmek, iç huzurunu kaçırmaktır. Eylemin cinsel bir içerik taşıması zorunlu değildir. Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, yolda yürüyen bir kadına laf atıp, takip edip, evinin önünde cinsel organını gösterme eylemi, açıkça cinsel bir amaç taşıdığı için TCK m. 105'teki cinsel taciz suçunu oluşturur. Bu durumda kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrıca ceza verilmez. Çünkü cinsel taciz, daha özel bir normdur ve mağdurun huzur ve sükununu zaten bozmaktadır. Fikri içtima (TCK m. 44) kuralları gereğince, daha ağır cezayı gerektiren özel norm olan cinsel taciz suçundan hüküm kurulur. Failin tek bir eylemi, hem cinsel tacizi hem de huzur ve sükunu bozmayı aynı anda oluşturuyorsa, sadece cinsel tacizden ceza verilir.