Maluliyet oranının tespitine ilişkin davalarda, Adli Tıp Kurumu raporları ile Yüksek Sağlık Kurulu kararları arasında bir çelişki olması halinde, mahkeme hangisine itibar etmelidir? Yargı içtihatları bu konuda nasıl bir yol göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124226

Bu konu, yargı kararlarında tartışmalı olmakla birlikte, genel eğilim yargısal denetimin önceliği yönündedir. Yüksek Sağlık Kurulu (YSK), SGK'nın en üst sağlık karar organıdır ve kararları idari niteliktedir. Adli Tıp Kurumu (ATK) ise, CMK ve HMK'da resmi bilirkişi olarak tanımlanmış, mahkemelere adli konularda bilimsel ve teknik görüş sunan bir yargısal destek kurumudur. Bir maluliyet tespit davasında, mahkeme tarafından aldırılan ATK raporu ile idari bir organ olan YSK'nın kararı çelişirse, mahkeme bu çelişkiyi gidermekle yükümlüdür. Genellikle bu, dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmesiyle yapılır. ATK Genel Kurulu'nun vereceği rapor, davanın esası açısından mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmasa da, yüksek bilirkişi kurulu raporu olarak hükme esas alınması genel Yargıtay uygulamasıdır. Yani, yargılama sürecinde aldırılan ve çelişkileri gideren nihai bilirkişi raporu (ATK Genel Kurulu), idari organın (YSK) kararına üstün tutulur. Çünkü dava, idari kararın yargısal denetimi amacıyla açılmıştır.