Anlaşmalı boşanma protokolünün iptali için 'muvazaa' iddiası kimler tarafından ve hangi amaçla ileri sürülebilir? Eşlerin kendi aralarında bu iddiayı ileri sürmesi mümkün müdür?
Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan ve sadece görünüşte bir hukuki işlem yapmalarıdır. Anlaşmalı boşanma protokolünde muvazaa iddiası, kural olarak bu işlemden zarar gören üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilir. En tipik örnek, eşlerden birinin, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla, protokolle tüm malvarlığını diğer eşine devretmesidir. Bu durumda, alacaklı üçüncü kişi, bu devir işleminin muvazaalı (danışıklı) olduğunu iddia ederek, HMK m. 375 vd. uyarınca yargılamanın iadesi yoluna başvurabilir veya koşulları varsa tasarrufun iptali davası açarak, kesinleşmiş hükmün kendisiyle ilgili kısmının iptalini isteyebilir. Eşlerin ise, kendi aralarında yaptıkları muvazaalı bir anlaşmanın geçersizliğini birbirlerine karşı ileri sürmeleri, kural olarak TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına ve 'hiç kimsenin kendi hilesinden yararlanamayacağı' ilkesine aykırı olduğu için mümkün değildir. Çünkü her ikisi de bu danışıklı işleme bilerek ve isteyerek katılmıştır.