Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 'örgüt üyeliği suçunun mütemadi olduğu ve hukuki/fiili kesinti gerçekleşinceye kadar gerçekleştirilen örgütsel faaliyetlerin tek bir suç oluşturacağı' yönündeki kararı, zincirleme suç (TCK m. 43) hükümlerinin bu suç tipinde neden uygulanamayacağını açıklar. Bu kararın mantığını izah ediniz.
Zincirleme suç (TCK m. 43), bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı kişiye karşı farklı zamanlarda birden fazla kez işlenen 'aynı suç' için veya aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi halinde uygulanır. Bu kurumun temelinde, birbirinden bağımsız ve tamamlanmış birden fazla suçun varlığı yatar. Örgüt üyeliği suçu ise, Yargıtay'ın kabulüyle 'mütemadi (kesintisiz)' bir suçtur. Yani, suça konu fiil (üyelik iradesi ve hiyerarşik bağ) kesintiye uğrayana kadar tek bir fiil olarak devam eder. Üyenin bu süreçte gerçekleştirdiği farklı örgütsel faaliyetler (toplantıya katılma, propaganda yapma, para toplama vb.), ayrı ayrı suçlar değil, devam eden tek bir 'üyelik' suçunun ortaya çıkış biçimleridir. Ortada birden fazla tamamlanmış suç olmadığı, aksine devam eden tek bir suç olduğu için, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hukuken mümkün değildir. Kesinti (yakalanma vb.) gerçekleştiğinde, o ana kadar işlenen tüm eylemler tek bir örgüt üyeliği suçu olarak cezalandırılır.