TCK m. 123'e göre, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun 'hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması' suretiyle işlenmesine bir örnek veriniz. Bu ifadenin kanunilik ilkesi açısından bir sakıncası var mıdır?
'Hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması' suretiyle suçun işlenmesine örnek olarak, bir kişinin ayrıldığı sevgilisinin evinin önünde sürekli olarak beklemesi, arabasıyla takip etmesi, oturduğu apartmanın kapısını sürekli dinlemesi veya penceresine rahatsız edici şekilde ışık tutması verilebilir. Bu ifade, kanunilik ilkesinin (suçların ve cezaların kanunda açıkça tanımlanması gerekliliği) 'belirlilik' alt ilkesi açısından bir sakınca taşıma potansiyeline sahiptir. Çünkü 'hukuka aykırı başka davranış' ifadesi, hangi eylemlerin bu kapsama girdiğini net bir şekilde belirtmeyen, genel ve çerçeve bir tanımdır. Bu durum, hakime geniş bir yorum alanı bırakarak öngörülebilirliği azaltabilir ve keyfi uygulamalara yol açabilir. Ancak Yargıtay, bu ifadenin, TCK'nın genel sistematiği ve suçun koruduğu hukuki yarar (kişinin iç huzuru) çerçevesinde, telefon etme ve gürültü yapma ile benzer nitelikte, kişiyi psikolojik olarak taciz etmeye yönelik ısrarlı eylemler olarak yorumlanması gerektiğini kabul ederek, kanunilik ilkesinin ihlal edilmediği yönünde bir yaklaşım sergilemektedir.