CMK m. 174 uyarınca 15 günlük iade süresi geçtikten sonra kabul edilen bir iddianamenin, 'suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan' hazırlandığı anlaşılırsa, mahkemenin bu eksikliği kovuşturma aşamasında giderme yetkisi var mıdır? Yoksa bu durum doğrudan bir beraat nedeni midir?
Bu durum, doğrudan bir beraat nedenidir. CMK m. 174/1-b, suçun sübutuna etki edecek mevcut bir delilin toplanmamasını bir iddianame iade sebebi olarak saymıştır. Mahkeme, bu eksikliği 15 günlük iade süresi içinde tespit etmeyip iddianameyi kabul ettiğinde, CMK m. 175 uyarınca kovuşturma evresi başlar ve artık iddianameyi iade edemez. Kovuşturma aşamasında mahkeme, re'sen delil toplama yetkisine (CMK m. 177, 206) sahip olsa da, bu yetki, soruşturma aşamasının temel eksikliklerini gidermek için kullanılamaz. Eğer iddia, sübuta etki edecek temel bir delil toplanmadan soyut olarak ortaya atılmışsa ve bu eksiklik kovuşturmada da giderilemiyorsa, bu durum 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' anlamına gelir. Dolayısıyla mahkeme, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği CMK m. 223/2-e uyarınca sanığın beraatına karar vermelidir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2012/17552 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediği durumlarda iddianame düzenlenemez. Düzenlenirse; bu iddianame, iadeye mahkumdur. Her nasılsa böyle bir iddianame kabul edilmiş ise, o takdirde öncelikle beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum sözkonusudur'.