Bir tam yargı davasında idarenin kusursuz sorumluluğuna gidilebilmesi için hangi iki temel ilkeden bahsedilir? Bu ilkeleri kısaca açıklayınız.
İdarenin kusursuz sorumluluğu, idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru olmasa dahi, belirli durumlarda ortaya çıkan zararları tazmin etme yükümlülüğüdür ve iki temel ilkeye dayanır: 1. Risk (Tehlike) İlkesi: İdarenin, kamu hizmetini yürütürken tehlikeli bir faaliyet yürütmesi veya tehlikeli araçlar kullanması nedeniyle, bu tehlikenin gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan zararlardan sorumlu olmasıdır. Faaliyetin kendisi bir risk taşır ve bu riskin sonuçlarına toplum adına idare katlanmalıdır. Örnek: Patlayıcı madde imha işlemi sırasında civardaki bir binanın camlarının kırılması. 2. Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik İlkesi (Fedakarlığın Denkleştirilmesi): Toplumun tamamının yararlandığı bir kamu hizmeti veya faaliyeti nedeniyle, sadece belirli bir kişi veya grubun, diğer vatandaşlara göre özel ve olağandışı bir külfete katlanmak zorunda kalması durumunda, bu özel zararın tüm toplum adına idare tarafından tazmin edilmesidir. Örnek: Bir yol yapım çalışması nedeniyle, güzergah üzerindeki bir dükkanın müşteri erişiminin uzun süre kesilmesi ve ticari kayba uğraması.