Kambiyo senedine dayalı iflas takibinde (İİK m. 171 vd.) alacaklının, borçlunun itirazı veya şikayeti üzerine iflas davası açma süreci ile adi iflas takibindeki (İİK m. 156) süreç arasındaki temel fark nedir?
Temel fark, itirazın takibi durdurup durdurmadığı ve alacaklının itirazı bertaraf etmek için izleyeceği yoldadır. - Adi İflas Takibinde (İİK m. 156): Borçlu, ödeme emrine itiraz ettiğinde takip kendiliğinden durur. Alacaklının iflas davası açabilmesi için, öncelikle Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak bu itirazın kaldırılmasını ve aynı dava içinde borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmesi gerekir. Yani, 'itirazın kaldırılması' ve 'iflas talebi' aynı davada birleşir. - Kambiyo Senedine Dayalı İflas Takibinde (İİK m. 174): Borçlu, ödeme emrine itiraz veya şikayette bulunduğunda, bu durum takibi durdurmaz. Alacaklı, borçlunun bu itirazının veya şikayetinin kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi için doğrudan Ticaret Mahkemesi'ne başvurur. Burada itiraz takibi durdurmadığı için, alacaklının konumu daha güçlüdür ve süreç daha hızlı işleyebilir. Mahkeme, bu davada hem itirazı/şikayeti hem de iflas koşullarını birlikte inceler.