Bir Cumhuriyet savcısının, CMK m. 164'te öngörülen Adli Kolluk teşkilatının henüz tam olarak kurulmamış olmasından kaynaklanan zorluklar nedeniyle soruşturmaları büyük ölçüde genel kolluk (polis/jandarma) üzerinden yürütmesi, soruşturmanın tarafsızlığı ve etkinliği açısından ne gibi riskler barındırmaktadır?
CMK m. 164, soruşturma işlemlerini öncelikli olarak Cumhuriyet savcısının emrinde ve doğrudan ona bağlı olarak yürütecek, uzmanlaşmış bir Adli Kolluk teşkilatını öngörür. Bu teşkilatın tam olarak işlevsel olmaması, savcıların soruşturmaları idari olarak da amirleri olan mülki idareye (vali/kaymakam) bağlı genel kolluk ile yürütmesine neden olmaktadır. Bu durum şu riskleri barındırır: 1. Tarafsızlık Riski: Genel kolluk, önleyici ve idari görevleri de yürüttüğü için, adli soruşturmalarda savcının aradığı objektifliği ve tarafsızlığı her zaman tam olarak sergileyemeyebilir. Özellikle idarenin taraf olduğu veya idari personelin karıştığı suçlarda bu risk artar. 2. Etkinlik ve Uzmanlık Riski: Adli Kolluk, delil toplama, sorgu teknikleri, kriminalistik gibi konularda özel olarak eğitilmiş bir birim olarak tasarlanmıştır. Genel kolluğun bu uzmanlığa aynı düzeyde sahip olmaması, delillerin eksik veya hatalı toplanmasına, soruşturmaların kalitesinin düşmesine yol açabilir. 3. Savcının Soruşturmayı Yönetme Gücünün Zayıflaması: Savcının, kolluk üzerinde tam bir adli kontrol ve denetim kuramaması, soruşturmanın kolluk tarafından yönlendirilmesi ve savcının CMK m. 160'daki aktif rolünün zayıflaması riskini doğurur.