5901 sayılı TVK m. 10/2'de yer alan 'aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz' hükmü, idareye ne tür bir yetki vermektedir? Bu yetkinin sınırı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124132

Bu hüküm, idareye (İçişleri Bakanlığı) vatandaşlık taleplerinin kabulü veya reddi konusunda 'takdir yetkisi' vermektedir. Yani, bir yabancı kanunda sayılan objektif şartların (belirli süre ikamet, iyi ahlak, Türkçe bilme vb.) tamamını sağlasa bile, idare bu başvuruyu kabul etmek zorunda değildir. İdare, kamu düzeni, milli güvenlik gibi gerekçelerle veya yaptığı genel değerlendirme sonucunda talebi reddedebilir. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız ve keyfi değildir. İdarenin bu yetkiyi kullanırken, Anayasa'da belirtilen temel ilkelere, özellikle 'hukuk devleti' ilkesine (Anayasa m. 2) ve 'eşitlik' ilkesine (Anayasa m. 10) uyması gerekir. Verdiği red kararı, somut, denetlenebilir, makul ve gerekçeli olmalıdır. Aksi halde, idarenin kararı, idari yargıda yetki veya sebep unsurları yönünden hukuka aykırılık nedeniyle iptal edilebilir. Anayasa Mahkemesi'nin 'iyi ahlak' kararı da bu takdir yetkisinin sınırlarını çizen bir örnektir.