6698 sayılı KVKK'nın 18. maddesinde düzenlenen idari para cezalarının alt ve üst sınır aralığının geniş olması, Anayasa'nın 35. maddesi ile korunan 'mülkiyet hakkı' açısından nasıl bir 'ölçülülük' sorunu yaratmaktadır? AYM'nin bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124121

İdari para cezaları, Anayasa Mahkemesi ve İHAM içtihatlarına göre mülkiyet hakkına (Anayasa m. 35) bir müdahale teşkil eder. Anayasa m. 13'e göre bu müdahalenin 'ölçülü' olması gerekir. Ölçülülük ilkesi; elverişlilik, gereklilik ve orantılılık alt ilkelerinden oluşur. KVKK m. 18'deki idari para cezası aralığının çok geniş olması ve ceza miktarının belirlenmesinde şeffaf, öngörülebilir kriterlerin bulunmaması, 'orantılılık' ilkesi açısından ciddi bir sorun yaratmaktadır. Veri sorumlusunun kusurunun ağırlığı, ekonomik durumu, ihlalin niteliği gibi unsurlarla orantılı olmayan, aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyen bir ceza, mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale olur. AYM (örneğin Arif Güven ve Mohamed Kashet kararları), mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerde kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir denge kurulması gerektiğini, kişiye savunma ve itirazlarını etkin bir şekilde sunma imkanı tanınması gerektiğini ve yüklenen külfetin aşırı olmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Belirsiz ve potansiyel olarak orantısız cezalar bu dengeyi bozmaktadır.