Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin, örgüt üyeliği suçunda yetkili mahkemeyi belirlerken CMK m. 12/2'deki 'kesintinin gerçekleştiği yer' kuralından ayrılarak 'eylem yoğunluğunun bulunduğu' yeri esas alan kararları neden eleştirilmektedir?
Bu kararlar, CMK m. 12/2'nin açık ve emredici hükmüne aykırı olduğu için eleştirilmektedir. Kanun, kesintisiz suçlarda yetkiyi 'kesintinin gerçekleştiği yer' olarak net bir şekilde belirlemiştir. 'Eylem yoğunluğu' veya 'örgütün merkezi' gibi kriterler kanunda yer almamaktadır. Bu tür yorumlar, kanunun lafzından ve amacından uzaklaşarak hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği zedeler. Farklı davalarda farklı kriterlerin uygulanması, keyfiliğe ve içtihat birliğinin bozulmasına yol açar. Bir sanık için 'yakalandığı yer' yetkili kabul edilirken, diğeri için 'faaliyetlerinin yoğun olduğu yer' yetkili kabul edilirse, bu durum 'kanun önünde eşitlik' ilkesini de zedeler. Yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yorum yoluyla genişletilemez veya değiştirilemez. Ancak, birden fazla failin olduğu ve aralarında bağlantı (CMK m. 8) bulunan davaların birleştirilmesi amacıyla, suçların büyük kısmının işlendiği yer mahkemesi yetkili kılınabilir, ancak bu durum bireysel yargılamalardaki temel yetki kuralını ortadan kaldırmaz.