CMK m. 160 ve 161 uyarınca soruşturmayı yürütme görevinin esasen Cumhuriyet savcısına ait olması ne anlama gelmektedir? Savcının, suç ihbarını alır almaz dosyayı doğrudan kolluğa sevk ederek 'operasyon' talimatı vermesi bu maddelere uygun bir uygulama mıdır?
CMK m. 160 ve 161, ceza soruşturmasının 'patronunun' Cumhuriyet savcısı olduğunu ve soruşturmanın onun emir ve talimatları doğrultusunda yürütüleceğini belirtir. Savcı, suç şüphesini öğrenir öğrenmez, olayın maddi gerçeğini araştırmak ve adil bir yargılama yapılmasını sağlamak amacıyla, şüphelinin lehine ve aleyhine olan bütün delilleri toplamakla yükümlüdür. Bu, savcının pasif bir yönlendirici değil, aktif bir soruşturmacı olması gerektiği anlamına gelir. Suç ihbarını veya duyurusunu hiç incelemeden, ilk değerlendirmeyi yapmadan ve somut talimatlar vermeden dosyayı doğrudan kolluğa sevk etmesi ve kolluğun inisiyatifiyle 'operasyon' adı altında yürütülen geniş çaplı gözaltı ve arama işlemleri, CMK'nın ruhuna ve lafzına aykırıdır. Savcının, ilk şüpheyi değerlendirip, hangi delillerin toplanması, kimlerin ifadesinin alınması gibi hususlarda somut talimatlar vererek soruşturmayı bizzat yönetmesi gerekir. Aksi uygulama, soruşturmanın kolluk tarafından yönlendirilmesi riskini doğurur ve CMK m. 160/2'ye aykırılık oluşturur.