İfade hürriyetinin 'ahlaki boyutu' ne demektir? Bir toplumun dini değerlerini veya sembollerini hedef alan ifadelerin, ifade hürriyeti kapsamında korunup korunamayacağı tartışmasını, Anayasa m. 13'te belirtilen sınırlama ilkeleri çerçevesinde değerlendiriniz.
İfade hürriyetinin 'ahlaki boyutu', düşüncelerin açıklanması sırasında başkalarının inançlarına, hayat tarzlarına ve manevi değerlerine saygı gösterilmesi gerekliliğini ifade eden, hukuki olduğu kadar etik bir kavramdır. Dini değerleri hedef alan ifadeler, ifade hürriyeti kapsamında korunabilir ancak bu koruma mutlak değildir. Anayasa m. 13'e göre temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın, kanunla, Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ölçülülük ilkesine uygun olarak sınırlanabilir. İfade hürriyeti, 'kamu düzeninin, genel ahlakın korunması' gibi sebeplerle (Anayasa m. 26) sınırlanabilir. Ancak bu sınırlamanın, sadece eleştiri veya hiciv içeren ifadelere değil, nefret söylemi yayan, şiddete teşvik eden, kışkırtıcı ve tahkir edici nitelikteki ifadelere yönelik olması gerekir. Sınırlama, 'demokratik toplum düzeninin gerekleri'ne uygun ve 'ölçülü' olmalıdır. Salt rahatsız edici veya şoke edici olması, bir ifadenin yasaklanması için yeterli bir gerekçe değildir. Bu dengeyi kurmak, bağımsız ve tarafsız yargının en temel görevlerinden biridir.