Sanığın savunma hakkı ve 'silahların eşitliği' ilkesi bağlamında, CMK m. 170/4'te yer alan 'Cumhuriyet savcısı, elde ettiği delilleri, yüklediği suçu oluşturan olaylarla ilişkilendirerek açıklar' hükmünün ceza yargılamasındaki önemini ve bu hükme aykırılığın sonuçlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124083

CMK m. 170/4, iddianamenin 'belirlilik' ilkesinin temelini oluşturur. Bu hüküm, sanığın ne ile suçlandığını ve bu suçlamanın hangi delillere dayandığını açıkça anlamasını sağlar. Bu sayede sanık, etkili bir savunma hazırlayabilir ve kendi delillerini sunabilir. Bu, Anayasa m. 36 ve İHAS m. 6'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ve bu hakkın bir unsuru olan 'silahların eşitliği' ilkesinin bir gereğidir. Bu hükme aykırılık halinde, yani fiil-delil bağlantısı kurulmamış bir iddianame düzenlenirse, CMK m. 174 uyarınca mahkemenin iddianameyi iade etmesi gerekir. Eğer iddianame iade edilmez ve kabul edilirse, fiil-delil bağlantısı kurulamadığı için sanık hakkında CMK m. 223/2-e ('yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması') gereğince beraat kararı verilmesi gerekir. Bu kurala uyulmaması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.