Bir kat malikleri kurulu kararının, KMK m. 33 uyarınca iptali için dava açma hakkı, kural olarak kat malikine aittir. Ancak Yargıtay, hangi koşulların varlığı halinde, anataşınmazda oturan 'kiracı' veya 'sükna (oturma) hakkı sahibi' gibi kişilere de bu dava hakkını tanımaktadır?
Yargıtay, KMK m. 33'teki kuralı genişleterek, kat maliki olmayan ancak bağımsız bölümde sürekli olarak yararlanan kişilere (kiracı, sükna hakkı sahibi vb.) de belirli koşullar altında iptal davası açma hakkı tanımaktadır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2019/3269 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu kişilerin dava açabilmesi için, kat malikleri gibi geniş haklara sahip olmamakla birlikte, şu iki koşulun bir arada bulunması gerekir: 1. **Kararın Özel Bir Çıkarla İlgili Olması:** Alınan kat malikleri kurulu kararının, doğrudan doğruya bu kişinin şahsi veya mali bir çıkarını ilgilendiriyor olması gerekir. 2. **Hak ve Yararları Doğrudan Zedelemesi:** Kararın, bu kişinin hak ve yararlarını soyut olarak değil, doğrudan doğruya ve olumsuz bir şekilde etkileyici, zedeleyici nitelikte olması gerekir. Örneğin, kiracının da müteselsilen sorumlu olduğu **aidat miktarının fahiş bir şekilde artırılmasına** ilişkin bir karar, bu iki koşulu da sağlar. Aynı şekilde, kiracının kullandığı otopark alanının veya depo hakkının elinden alınmasına yönelik bir karar da, onun kullanım hakkını ve yararını doğrudan zedelediği için, kiracı tarafından iptal davasına konu edilebilir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/kiracinin-aidat-borcu-icin-kat-malikleri-kurulunda-oy-kullanabilme-ve-dava-haklari)