Bir idari para cezasına karşı sulh ceza hakimliğine yapılan başvurunun reddedilmesi ve bu karara karşı yapılan itirazın da reddedilerek kararın kesinleşmesi halinde, bu kesin karara karşı başvurulabilecek 'olağanüstü kanun yolları' nelerdir?
Sulh ceza hakimliğinin itiraz üzerine verdiği ve kesin nitelikte olan bir karara karşı, kural olarak normal kanun yolları (istinaf, temyiz) kapalıdır. Ancak, bu kesin kararda bariz bir hukuka aykırılık olduğu düşünülüyorsa, başvurulabilecek 'olağanüstü kanun yolları' şunlardır: 1. **Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309):** Bu yol, Adalet Bakanı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından işletilebilir. Eğer kararın, hukukun uygulanmasında ülke genelinde yeknesaklığı bozacak veya temel bir hukuk kuralını ihlal edecek nitelikte olduğu düşünülüyorsa, Yargıtay'dan bu kararın 'kanun yararına bozulması' talep edilebilir. Bu, bireysel bir hak değil, kamusal bir denetim yoludur ve süresizdir. 2. **Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru (Anayasa m. 148):** Eğer kesinleşen karar, Anayasa'da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerden birini (örneğin, mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkı, eşitlik ilkesi) ihlal ediyorsa, kararın öğrenilmesinden itibaren **30 gün** içinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılabilir. Bu, bireysel bir haktır ve temel hak ihlallerine karşı en etkili yoldur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/kvkk-tarafindan-verilen-idari-para-cezalari-ve-ongorulebilirligi)