5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi, malul sayılmanın temel koşulunu 'çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybetmek' olarak belirlemiştir. 'Çalışma gücü kaybı' ile 'meslekte kazanma gücü kaybı' arasında nasıl bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124068

Bu iki kavram birbiriyle ilişkili olmakla birlikte, farklı durumları ifade eder ve farklı sigortalı kolları için kullanılır: - **Çalışma Gücü Kaybı:** Bu, sigortalının herhangi bir hastalık veya kaza sonucu, genel olarak herhangi bir işte çalışabilme kapasitesinin azalmasıdır. Bu değerlendirme, sigortalının kendi mesleğine özgü değildir. Kişinin, yaşına, cinsiyetine ve eğitim düzeyine uygun olarak, piyasadaki herhangi bir işte çalışarak gelir elde etme potansiyelindeki genel düşüşü ifade eder. Genellikle, sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı dışındaki bir nedenle maluliyeti söz konusu olduğunda (örneğin, kanser, kalp hastalığı gibi genel hastalıklar) bu kritere bakılır. - **Meslekte Kazanma Gücü Kaybı:** Bu ise, sigortalının, geçirdiği bir **iş kazası veya meslek hastalığı** sonucu, sadece kendi yapmakta olduğu **mesleğindeki** veya sanatındaki çalışma ve kazanma gücünü kaybetme oranıdır. Burada değerlendirme, genel çalışma potansiyeline göre değil, kişinin uzmanlaştığı ve yaptığı mesleğin gereklerine göre yapılır. Örneğin, bir cerrahın elini bir iş kazasında kaybetmesi, onun 'meslekte kazanma gücünü' %100'e yakın bir oranda kaybetmesine neden olurken, 'genel çalışma gücünü' aynı oranda kaybetmemiş olabilir (başka bir işte çalışabilir). 5510 sayılı Kanun, iş kazası ve meslek hastalıkları için bu özel değerlendirme kriterini getirmiştir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/malulen-emeklilik-sartlari-basvuru/)