5237 sayılı TCK'nın 123. maddesi kapsamındaki bir eylem (örneğin, ısrarla kapı zili çalma), belirli bir kişiye yönelmekle birlikte, aynı ortamda bulunan ve eyleme doğrudan hedef olmayan başka bir kişinin de huzurunu bozuyorsa, bu durumda failin cezai sorumluluğu nasıl belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124065

Bu durumda, failin cezai sorumluluğu, kastının kime yönelik olduğuna göre belirlenir. TCK m. 123, eylemin 'bir kimseye' yönelik olmasını ve 'sırf onun huzur ve sükununu bozmak maksadıyla' işlenmesini şart koşar. Eğer failin özel kastı, sadece kapıyı açmasını beklediği X kişisinin huzurunu bozmaksa, suç sadece X kişisine karşı işlenmiş sayılır. Eylemin doğası gereği, aynı evde bulunan Y kişisinin de bu durumdan rahatsız olması, failin Y'ye karşı da bu suçu işlediği anlamına gelmez. Çünkü failin, Y'nin huzurunu bozmaya yönelik özel bir kastı yoktur. Y'nin rahatsızlığı, suçun doğrudan bir sonucu değil, dolaylı bir yansımasıdır. Bu durumda fail, sadece X'e karşı işlediği tek bir TCK m. 123 suçundan sorumlu tutulur. Ancak, eğer savcılık, failin, evde bulunan her iki kişinin de (X ve Y) huzurunu bozma kastıyla hareket ettiğini (örneğin, 'ikisi de rahatsız olsun' diye düşündüğünü) ispatlarsa, bu durumda 'aynı fiille birden fazla kişiye karşı suç işlenmesi' hali (TCK m. 43/2) gündeme gelebilir ve ceza artırılabilir. Ancak bu, kastın ispatına bağlı, daha istisnai bir durumdur. Kural olarak, suç, kastın yöneldiği kişiye karşı tek olarak işlenmiş sayılır. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/kisilerin-huzur-sukununu-bozma-sucu-cezasi/)