Adi ortaklık sözleşmesinde bir ortağın katılım payı olarak 'kullanma hakkını' devretmesi ile 'mülkiyet hakkını' devretmesi arasında, tasfiye sürecindeki hakları açısından ne gibi temel bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124063

Bu iki durum arasında, tasfiye sürecindeki haklar açısından çok temel bir fark vardır: 1. **Kullanma Hakkının Devredilmesi:** Eğer ortak, bir malın (örneğin, bir taşınmazın) sadece 'kullanma hakkını' ortaklığa katılım payı olarak devretmişse, malın mülkiyeti kendisinde kalmaya devam eder. Bu durumda mal, ortaklığın malvarlığına dahil olmaz. Ortaklık sona erdiğinde ve tasfiye edildiğinde, bu mal tasfiyeye konu edilmez ve ortak, malını **aynen geri alır**. Ortaklık, sadece o malı sözleşme süresince kullanma hakkına sahiptir. 2. **Mülkiyet Hakkının Devredilmesi:** Eğer ortak, bir malın 'mülkiyetini' katılım payı olarak ortaklığa devretmişse, o mal artık ortağın kişisel malvarlığından çıkar ve **ortaklığın malvarlığına (aktifine)** dahil olur. Bu durumda, tasfiye sırasında ortak, bu malı aynen geri isteyemez. TBK m. 642/2 uyarınca, o mal, diğer ortaklık mallarıyla birlikte satılıp nakde çevrilir ve ortak, sadece o mala biçilen değeri veya konulduğu zamanki değeri kadar bir alacak hakkına sahip olur. Yani, hakkı, bir ayni haktan (malın kendisi), bir alacak hakkına (malın değeri) dönüşür. (Bkz: YHGK E. 2018/16, K. 2018/1315)