5271 sayılı CMK'nın 170. maddesinin 4. fıkrası, 'iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır' derken, aynı maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde 'suçun delilleri'nin de iddianamede gösterilmesi gerektiğini belirtir. Bu iki hüküm arasındaki ilişki nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124062

Bu iki hüküm, birbirini tamamlayan ve iddianamenin 'inandırıcılığını' ve 'savunulabilirliğini' sağlayan temel unsurlardır. Aralarındaki ilişki şöyledir: - **CMK m. 170/3-g ('Suçun Delilleri'):** Bu hüküm, iddianamede delillerin **listelenmesini**, yani hangi delillere (tanık beyanları, bilirkişi raporu, kamera kaydı, belge vb.) dayanıldığının maddeler halinde gösterilmesini ifade eder. Bu, delillerin somut olarak ortaya konulmasıdır. - **CMK m. 170/4 ('İlişkilendirme'):** Bu hüküm ise, sadece delilleri listelemenin yeterli olmadığını, savcının, anlattığı olay örgüsünün (fiilin) hangi parçasının, hangi delille ispatlandığını **açıklamasını ve aralarında mantıksal bir bağ kurmasını** zorunlu kılar. Yani, 'delillerin analizi' ve 'sentezi'dir. Örneğin, sadece 'deliller: tanık A'nın beyanı, kamera kaydı' demek 170/3-g'yi karşılar. Ancak 170/4'ü karşılamak için, '...şüphelinin olay yerinde olduğu, tanık A'nın ... tarihli beyanından; eylemi gerçekleştirdiği ise ... nolu kamera kaydının incelenmesinden anlaşılmıştır' gibi bir açıklama gerekir. Bu ilişkilendirme, iddianameyi soyut bir iddialar yığını olmaktan çıkarıp, somut delillere dayalı, mantıksal bir argüman haline getirir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/iddianamenin-savciya-aciklatilmasinin-hukukiligi)