5237 sayılı TCK'nın 123. maddesi kapsamındaki kişilerin huzur ve sükununu bozma eyleminin, 'aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması' şeklinde işlenmesi durumunda, bu davranışın 'hukuka aykırı' olmasından ne anlaşılmalıdır? Sivil hukuka göre hukuka uygun bir eylem (örneğin, bir evin önündeki kamuya açık yolda beklemek) bu suçu oluşturabilir mi?
Evet, oluşturabilir. TCK m. 123'teki 'hukuka aykırı' ifadesi, dar anlamda 'başka bir kanunla yasaklanmış' bir davranış anlamına gelmez. Bu bağlamda 'hukuka aykırılık', eylemin, medeni hukuk, idare hukuku veya başka bir hukuk dalı tarafından ayrıca yasaklanmış olmasını gerektirmez. Buradaki hukuka aykırılık, kişinin **psikolojik ve ruhsal bütünlüğüne, özel yaşamının dokunulmazlığına ve sükun içinde yaşama hakkına yönelik haksız bir müdahale** niteliği taşımasıdır. Tek başına düşünüldüğünde hukuka uygun olan bir eylem, işleniş amacı ve şekli itibarıyla bu suçu oluşturabilir. Örneğin, bir kişinin kamuya ait bir yolda durması veya yürümesi hukuka uygundur. Ancak, bu eylemi, eski kız arkadaşını rahatsız etmek, onda korku ve endişe yaratmak amacıyla, 'sırf onun huzur ve sükununu bozmak maksadıyla' ve 'ısrarla' her gün onun evinin önünde tekrarlıyorsa, bu artık hukuka uygun bir bekleme değil, TCK m. 123 anlamında 'hukuka aykırı bir davranış' haline gelir. Eylemin hukuka aykırılığı, medeni hukuktaki meşruiyetinden değil, ceza hukuku bağlamında korunan hukuki değeri (kişinin iç huzuru) ihlal etmesinden kaynaklanır. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/kisilerin-huzur-sukununu-bozma-sucu-cezasi/)