5271 sayılı CMK'nın 12. maddesinin 2. fıkrasında, 'kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği' yerin yetkili mahkeme olarak belirlenmesinin, özellikle 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçu (TCK m. 109) açısından pratik önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124053

Bu kuralın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu gibi tipik bir kesintisiz suç açısından büyük bir pratik önemi vardır. Bu suç, mağdurun hürriyetinin kısıtlandığı andan, serbest bırakıldığı veya kurtarıldığı ana kadar devam eder ve bu süre boyunca suç, mağdurun tutulduğu her yerde işlenmiş sayılır. Eğer bu özel yetki kuralı olmasaydı, failin mağduru birden fazla şehirde veya yargı çevresinde gezdirdiği durumlarda, hangi mahkemenin yetkili olacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanırdı. Örneğin, mağdur Ankara'dan kaçırılıp, Bolu'da bir süre tutulup, en son İstanbul'da bir evde bulunursa, suçun işlendiği yer Ankara mı, Bolu mu, yoksa İstanbul mudur? CMK m. 12/2, bu karmaşayı önler ve yetkiyi tek bir noktaya sabitler: **Kesintinin gerçekleştiği yer**. Örneğimizde, mağdur İstanbul'da kurtarıldığı için, kesinti İstanbul'da gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, davaya bakmaya yetkili mahkeme, eylemin başladığı Ankara veya ara durak olan Bolu değil, **İstanbul mahkemesidir**. Bu kural, yetki konusunda netlik, öngörülebilirlik ve usul ekonomisi sağlar.