5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesindeki 'hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil... hakkında verilir' kuralı, Yargıtay tarafından 'eylemin açıklanış biçimi' vurgusuyla nasıl yorumlanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124043

Yargıtay, 'davasız yargılama olmaz' ilkesinin somutlaşmış hali olan bu kuralı yorumlarken, iddianamenin başlığında veya sonuç kısmında yazan hukuki nitelendirmeye (suçun adına veya kanun maddesine) değil, iddianamenin 'olay anlatımı' bölümünde tarif edilen **fiilin kendisine** önem verir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.01.2004 tarihli, 313/6 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'İddianamede suçun adı ve temas ettiği kanun maddelerinin yazılması yeterli olmayıp, olayın ve eylemin/eylemlerin suçun kanuni unsurlarını da içerecek şekilde açıklanması gerekir'. Bu yorum şu anlama gelir: Mahkemenin bağlı olduğu şey, savcının eyleme verdiği hukuki isim değil, sanığın hangi somut eylemleri gerçekleştirdiğini anlatan olay örgüsüdür. Savcı, bir eylemi 'hırsızlık' olarak nitelendirmiş olsa bile, olay anlatımından eylemin aslında 'yağma' suçunun unsurlarını taşıdığı anlaşılıyorsa, mahkeme bu fiil üzerinden yargılama yapabilir ve (ek savunma hakkı vererek) yağma suçundan hüküm kurabilir. Önemli olan, sanığın yargılamanın başında, hangi maddi olaydan dolayı yargılandığını net bir şekilde bilmesidir. İddianamede hiç anlatılmayan bir fiilden ise asla hüküm kurulamaz. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/iddianamenin-savciya-aciklatilmasinin-hukukiligi)