5237 sayılı TCK'nın 63. maddesinin gerekçesinde, maddenin 'teknik anlamda tutukluluk sayılmamakla beraber şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran tedbirlerin tümünün de tutukluluk gibi mahkûmiyet süresine mahsup edilmesi öngörülmüştür' ifadesi, bu maddenin yorumlanmasında hangi yorum yönteminin esas alınması gerektiğini gösterir?
Bu ifade, TCK m. 63'ün yorumlanmasında **'amaçsal (gai/teleolojik) yorum'** yönteminin esas alınması gerektiğini gösterir. Kanun koyucu, maddenin lafzını ('hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller') bilinçli olarak geniş tutmuş ve gerekçede bu genişletmenin amacını açıklamıştır. Eğer sadece lafzi (sözel) yorum yapılsaydı, 'hürriyeti sınırlama' ifadesinin kapsamı konusunda tereddütler yaşanabilirdi. Ancak gerekçe, kanun koyucunun amacının, sadece klasik tutukluluğu değil, kişinin özgürlüğünü fiilen kısıtlayan **tüm tedbirleri** mahsup kapsamına almak olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle, bir tedbirin (örneğin, ev hapsi) mahsup edilip edilmeyeceği tartışıldığında, sadece kelime anlamına değil, maddenin konuluş amacına, yani 'kişi özgürlüğünün haksız yere kısıtlandığı her anın telafi edilmesi' amacına bakılarak bir sonuca varılmalıdır. Gerekçedeki bu açıklama, maddenin ruhuna uygun, geniş ve kişi özgürlüğü lehine bir yorum yapılmasını zorunlu kılar. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-63-mahsup.html)