5271 sayılı CMK'nın 174/1-b maddesi, 'suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan' dava açılması halinde iddianamenin iadesini öngörür. Bu kural, savcının delil takdiri yetkisine bir müdahale anlamına gelir mi? Mahkeme hangi tür delil eksikliğinde iade kararı verebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124038

Hayır, bu kural savcının delil takdiri yetkisine bir müdahale anlamına gelmez; aksine, soruşturmanın eksik yürütülmesini engelleyen bir denetim mekanizmasıdır. Mahkeme, 'delillerin yeterli olup olmadığı' veya 'delillerin suçu ispat edip etmediği' gibi esasa ilişkin bir değerlendirme yaparak iddianameyi iade edemez. Bu, delil takdirine müdahale olurdu. Ancak, CMK m. 174/1-b'nin amacı, soruşturma dosyasında, sonucunu değiştirebilecek nitelikte, **toplanması mümkün ve zorunlu olan** bir delilin, hiç toplanmadan dava açılmasının önüne geçmektir. Mahkeme, iade kararı verebilmek için, toplanmayan delilin 'suçun sübutuna doğrudan etki edecek' nitelikte olduğunu ve 'mevcut' olduğunu (yani toplanmasının mümkün olduğunu) gerekçesinde göstermelidir. **Örnek:** Bir trafik kazasıyla ilgili bir davada, olay yerindeki kamera kayıtlarının hiç istenmemiş veya getirtilmemiş olması; bir hakaret suçunda, hakaret içeren mesajların dökümünün dosyaya eklenmemiş olması; bir imza sahteciliği iddiasında, imza örnekleri alınmadan veya bilirkişi raporu istenmeden dava açılması gibi durumlarda, mahkeme bu deliller toplanmadığı için iddianameyi iade edebilir. Bu, delillerin takdiri değil, soruşturmanın usulüne uygun ve eksiksiz yapılmasının denetimidir.