Bir kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında, idarenin bir kusuru olmamasına rağmen, faaliyetin kendisinden kaynaklanan bir zarar doğması halinde idarenin sorumluluğuna gidilmesinin dayandığı 'kamu külfetleri karşısında eşitlik' ilkesi ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #124031

'Kamu külfetleri karşısında eşitlik' ilkesi, idarenin kusursuz sorumluluğunun temel dayanaklarından biridir. Bu ilke şu anlama gelir: Bir kamu hizmeti (örneğin, bir otoyolun işletilmesi, bir barajın çalıştırılması), tüm toplumun veya belirli bir kesimin yararı için yürütülür. Bu hizmetin yürütülmesi sırasında, kaçınılmaz olarak bazı riskler ortaya çıkabilir. Eğer bu risk gerçekleşir ve idarenin herhangi bir kusuru olmaksızın, sadece bir veya birkaç kişinin malvarlığında özel ve olağandışı bir zarar (külfet) meydana gelirse, bu zararın sadece o kişilerin üzerinde bırakılması adil değildir. Çünkü hizmetin faydası kamusal iken, külfeti kişisel olmaktadır. Bu durum, kamu yararı için katlanılan bir fedakarlığın yarattığı 'eşitliğin bozulması' durumudur. İşte bu ilke, bozulan bu eşitliği yeniden sağlamak için, ortaya çıkan özel ve olağandışı zararın, tüm toplum adına devlet tarafından (yani kamu bütçesinden) karşılanarak, külfetin sosyalleştirilmesini ve bireyin mağduriyetinin giderilmesini ifade eder. (Bkz: ayboga.av.tr/tam-yargi-davasi/)