5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi, 'bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini' belirtmektedir. Bu hükmün, 5510 sayılı Kanun'un 4/c bendi kapsamındaki kamu personelinin malulen emeklilik taleplerine ilişkin davaların görüleceği yargı kolunu belirlemedeki etkisi nedir?
Bu hüküm, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra, kamu görevlilerinin (eski adıyla Emekli Sandığı, yeni adıyla 4/c sigortalıları) sosyal güvenliğe ilişkin uyuşmazlıklarının görüleceği yargı kolunu temelden değiştirmiştir. Daha önce, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi memurların emeklilik, maluliyet gibi haklarına ilişkin uyuşmazlıklar, birer 'idari işlem'e dayandığı için **İdare Mahkemelerinde** görülüyordu. Ancak, 5510 sayılı Kanun, tüm sigortalıları (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) tek bir çatı altında birleştirmiş ve 101. maddesiyle, bu kanunun uygulanmasından doğan tüm uyuşmazlıklar için görevli mahkemenin **İş Mahkemeleri** olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu özel ve sonraki kanun hükmü, genel idari yargı görev kuralını ortadan kaldırmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2018/203 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5510 sayılı Kanun'a tabi bir kamu personelinin malulen emekliliğine ilişkin bir uyuşmazlık, artık idari yargıda değil, adli yargı içinde yer alan **İş Mahkemelerinde** çözümlenmelidir. Bu, yargı yolu ve görev konusunda köklü bir değişikliktir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/malulen-emeklilik-sartlari-basvuru/)