Anlaşmalı boşanma protokolü ile taraflar arasında kararlaştırılan ve mahkemece onaylanan bir yükümlülüğün (örneğin, tazminat ödemesi) yerine getirilmemesi halinde, alacaklı tarafın bu alacak için 'ilamsız icra takibi' mi, yoksa 'ilamlı icra takibi' mi yapması gerekir? Aradaki temel fark nedir?
Alacaklı tarafın **'ilamlı icra takibi'** yapması gerekir. Çünkü anlaşmalı boşanma protokolü, mahkemenin onayıyla birlikte kararın ayrılmaz bir parçası haline gelir ve bu karar kesinleştiğinde, İcra ve İflas Kanunu anlamında bir **'ilam'** veya 'ilam niteliğinde belge' hükmünü alır. İki takip yolu arasındaki temel fark şudur: - **İlamsız İcra Takibi:** Alacaklının, alacağını ispat eden bir mahkeme kararına veya ilam niteliğinde bir belgeye sahip olmadığı durumlarda başvurduğu yoldur. Bu takipte borçlu, ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurabilir. Alacaklının, takibe devam edebilmesi için bu itirazın kaldırılması veya iptali için dava açması gerekir. - **İlamlı İcra Takibi:** Alacaklının elinde bir mahkeme ilamı veya kanunen ilam sayılan bir belge (kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararı gibi) vardır. Bu takipte, borçlunun 'borcum yoktur' diyerek takibe itiraz etme ve takibi durdurma hakkı yoktur. Takip kesindir ve sadece belirli usuli sebeplerle (zamanaşımı, borcun ödendiğinin resmi belgeyle ispatı gibi) icranın geri bırakılması talep edilebilir. Dolayısıyla, protokoldeki bir alacak için ilamlı icra takibi yapmak, alacaklı için çok daha hızlı ve güvenceli bir yoldur. (Bkz: oner.av.tr/anlasmali-bosanma-protokolu/)