Bir adi ortaklık tasfiye edilirken, davacı ortağın kendi şirketi üzerinden düzenlediği faturalarla ortaklığa akaryakıt satması ve bu bedeli tasfiyede alacak olarak talep etmesi, sözleşmede 'işletme giderlerinin davacı tarafından karşılanacağı' hükmü varken, hangi temel hukuk ilkesine aykırılık teşkil eder?
Bu durum, temel olarak iki hukuk ilkesine aykırılık teşkil eder: 1. **Sözleşmeye Bağlılık (Pacta Sunt Servanda):** Taraflar, sözleşmede işletme giderlerinin davacı tarafından karşılanacağını kararlaştırarak bu konuda bir yükümlülük üstlenmişlerdir. Davacının, kendi yükümlülüğü olan bir gideri, fatura düzenleyerek ortaklığa borç olarak yansıtması ve bunu bir alacak olarak talep etmesi, sözleşmenin açık hükmünü ve tarafların ortak iradesini ihlal etmektir. 2. **Dürüstlük Kuralı ve Kendisiyle Sözleşme Yapma Yasağı (TMK m. 2):** Davacı, hem alacaklı (kendi şirketi adına) hem de borçlu (ortaklığın temsilcisi olarak) pozisyonunda hareket ederek, kendisiyle bir nevi sözleşme yapmış olmaktadır. Bu durum, potansiyel bir menfaat çatışması yaratır ve dürüstlük kuralına aykırıdır. Davacının, kendi yükümlülüğündeki bir masrafı, karşı tarafa yüklemeye çalışması, hakkın kötüye kullanılması olarak da değerlendirilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/16 E. sayılı kararında da bu tür bir talep, sözleşme hükümlerinin yanılgılı değerlendirilmesi olarak görülmüş ve reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.