Bir bayilik sözleşmesinin, tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla feshedilmesi durumunda, feshin hukuki niteliği nedir? Bu feshin sonuçları, sözleşmenin süresinin bitmesiyle sona ermesinden farklı mıdır?
Tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla bir sözleşmeyi sona erdirmeleri, hukuken bir 'ikale (bozma) sözleşmesi' niteliğindedir. Bu, tarafların, mevcut bir sözleşmeyi ortadan kaldırmak üzere yaptıkları yeni bir anlaşmadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/16 E. sayılı kararındaki olayda da, davacının fesih ihtarnamesine davalının cevabi ihtarname ile feshin kabul edildiğini bildirmesi, bir ikale sözleşmesi olarak kabul edilmiştir. Evet, bu feshin sonuçları, sözleşmenin süresinin normal şekilde dolmasıyla sona ermesinden farklıdır. - **Sürenin Dolmasıyla Sona Erme:** Bu durumda, sözleşme öngörülen şekilde ve sürede ifa edilmiş sayılır. Örneğin, karara konu sözleşmede, süre sonunda tesislerin davalıya bırakılacağı kararlaştırılmıştır. Bu, normal sona erme halinin bir sonucudur. - **İkale (Karşılıklı Fesih) ile Sona Erme:** Sözleşme, süresinden önce sona erdirildiği için, tarafların o ana kadar yaptıkları harcamaların ve edimlerin tasfiye edilmesi gerekir. Karardaki olayda, davacı şirket, süresinden önce fesih nedeniyle, yaptırmış olduğu tesisler için yaptığı masrafları (amortisman düşüldükten sonra kalan değerini) ortaklık ve tasfiye hükümlerine göre davalıdan talep etme hakkına sahip olmuştur. Eğer sözleşme süresi dolsaydı, böyle bir talep hakkı olmayacaktı. Dolayısıyla, ikale, bir tasfiye ilişkisi doğurur.