5237 sayılı TCK'nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun manevi unsuru olan 'sırf huzur ve sükununu bozmak maksadı'nın varlığı nasıl ispatlanabilir? Failin başka bir amacının olması bu suçun oluşumunu engeller mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123970

Bu suçun manevi unsuru olan 'özel kast'ın, yani 'sırf huzur ve sükununu bozmak maksadı'nın ispatı, genellikle failin eyleminin niteliği, tekrarlanma şekli, zamanı, taraflar arasındaki geçmişe dönük ilişki ve olayın diğer özelliklerinden dolaylı olarak çıkarılır. Doğrudan bir ikrar olmadığında, mahkeme olayı bir bütün olarak değerlendirir. Örneğin, gece yarısı anlamsız saatlerde sürekli arama yapılması, taraflar arasında önceden bir husumet veya ayrılık yaşanmış olması, yapılan eylemin (gürültü, takip vb.) başka hiçbir makul açıklamasının olmaması gibi durumlar, bu özel kastın varlığına işaret eden güçlü karinelerdir. Evet, failin başka bir meşru veya gayrimeşru amacının olması, bu suçun oluşumunu engeller. Çünkü kanun, eylemin 'sırf' bu amaçla yapılmasını aramaktadır. Örneğin, borcunu tahsil etmek için borçlusunu ısrarla arayan bir alacaklının amacı, huzur bozmaktan ziyade alacağını tahsil etmektir. Bu eylem, şartları varsa TCK m. 123'ü değil, belki tehdit veya şantaj gibi başka suçları oluşturabilir. Ancak, alacak tahsili gibi bir amaç olmaksızın, sırf rahatsızlık vermek için yapılan ısrarlı eylemler TCK m. 123 kapsamındadır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/7551 E. sayılı kararında, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini aradıkları ve uzun süreli görüştükleri bir olayda, sanığın 'sırf' huzur bozma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararı bozulmuştur. Bu, özel kastın net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini gösterir.