5237 sayılı TCK'nın 63. maddesinin gerekçesinde, maddenin 'hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller' ibaresini kullanmasının amacı nedir?
TCK m. 63'ün gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller' ibaresinin kullanılmasının amacı, mahsup edilecek sürelerin kapsamını, 765 sayılı eski TCK'daki 'mevkufiyet (tutukluluk)' kavramından daha geniş tutmaktır. Bu ifadeyle, sadece ceza muhakemesi hukuku anlamındaki 'tutuklama' tedbiriyle geçirilen sürelerin değil, aynı zamanda kişinin şahsi hürriyetini fiilen kısıtlayan diğer tüm hallerin de mahsuba konu edilmesi hedeflenmiştir. Bu sayede, teknik olarak tutukluluk sayılmasa bile özgürlüğü kısıtlayan; - Gözaltı, - Yurt dışına çıkış yasağıyla birlikte uygulanan konutta adli kontrol (ev hapsi), - Akıl hastalığı nedeniyle yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınma (TCK m. 57), - Gözlem altına alınma (CMK m. 74) gibi hallerde geçirilen sürelerin de hükmolunan hapis cezasından indirilmesi sağlanmıştır. Bu, kişi özgürlüğünün en geniş şekilde korunması ve haksız yere özgürlüğü kısıtlanan sürenin mutlaka telafi edilmesi amacına hizmet eder. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-63-mahsup.html)