Anlaşmalı boşanma protokolüne, nafaka miktarının her yıl belirli bir oranda (örneğin TÜİK'in açıkladığı ÜFE/TÜFE oranında) artırılacağına dair bir hüküm konulmasının, ileride 'nafakanın artırılması davası' açılmasını önleme açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123950

Protokole bu tür bir artış oranının konulması, ileride nafakanın artırılması davası açılması ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırması veya zorlaştırması açısından hayati bir öneme sahiptir. Eğer protokolde bir artış oranı belirtilmemişse, enflasyon ve değişen ekonomik koşullar nedeniyle nafaka miktarı zamanla yetersiz kalacaktır. Bu durumda, nafaka alacaklısı, nafaka miktarının günün koşullarına uyarlanması için her seferinde yeniden bir 'nafakanın artırılması davası' açmak zorunda kalacaktır. Bu, hem taraflar için ek bir masraf ve zaman kaybı hem de mahkemeler için ek bir iş yükü anlamına gelir. Ancak, protokole, nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE/TÜFE ortalaması gibi objektif ve öngörülebilir bir kritere göre kendiliğinden artacağına dair bir hüküm konulursa, nafaka miktarı her yıl otomatik olarak güncellenir. Bu durumda, nafaka alacaklısının artış için dava açmasına gerek kalmaz. Taraflar arasında bir uyuşmazlık çıkarsa, bu ilama dayalı olarak doğrudan icra takibi yoluyla artırılmış yeni nafaka miktarını talep edebilir. Bu hüküm, tarafları gelecekteki olası uyuşmazlıklardan ve dava süreçlerinden koruyan, öngörülü ve pratik bir çözümdür. (Bkz: oner.av.tr/anlasmali-bosanma-protokolu/)