5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin gerekçesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal, ithal veya ihraç suçlarının 'kazanç elde etmek amacıyla' işlenebileceği belirtilmesine rağmen, bu ibarenin madde metnine alınmamış olması, kanun yapma tekniği ve 'kanunilik' ilkesi açısından nasıl bir soruna işaret eder?
Bu durum, kanun yapma tekniği açısından bir tutarsızlığa ve 'kanunilik (yasallık)' ilkesi (Anayasa m. 38) açısından ise bir belirsizliğe işaret eder. 1. **Kanun Yapma Tekniği Açısından Sorun:** Bir kanun maddesinin gerekçesi, o maddenin amacını ve ruhunu açıklamak için yazılır. Gerekçede belirtilen bir amaç veya unsurun (burada 'kazanç elde etme amacı'), kanunun bağlayıcı olan metin kısmında yer almaması, kanun koyucunun iradesi hakkında bir çelişki ve belirsizlik yaratır. Bu durum, 'acaba kanun koyucu bu amacı aradı ama metne yazmayı mı unuttu, yoksa sonradan bu amacı aramaktan vaz mı geçti?' sorusunu doğurur, bu da kötü bir kanun yapma tekniğidir. 2. **Kanunilik İlkesi Açısından Sorun:** 'Kanunilik' ilkesi, suç ve cezaların hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde kanunda açıkça tanımlanmasını gerektirir. Yorum yoluyla suç yaratılamaz veya suçun unsurları genişletilemez/daraltılamaz. Madde metninde 'kazanç amacı' yer almadığı için, lafzi yoruma bağlı kalan bir hakim, kişisel kullanım için cüzi miktarda madde ithal eden birine dahi TCK m. 188'i uygulamak zorunda kalabilir. Yargıtay'ın amaçsal yorumla bu sorunu aşmaya çalışması ise, kanunilik ilkesinin temelindeki 'öngörülebilirlik' ve 'hukuki güvenlik' unsurlarını zedeler, çünkü sanığın kaderi, Yargıtay'ın o anki içtihadına veya davaya bakan hakimin yorumuna bağlı kalır. Kanunun kendisi açık ve net olmalıdır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/2313-ve-3298-sayili-kanunlarin-kapsami-ve-TCK-m.188-ile-ictima-iliskisi)