5271 sayılı CMK m. 225/2, mahkemenin 'fiilin vasıflandırmasıyla bağlı olmadığını' belirtir. Bu kuralın, sanığın savunma hakkı ve 'silahların eşitliği' ilkesiyle dengelenmesini sağlayan usuli mekanizma nedir?
CMK m. 225/2'nin mahkemeye tanıdığı, iddianamedeki fiili hukuken yeniden nitelendirme (vasıflandırma) yetkisi, CMK m. 226'da düzenlenen 'ek savunma hakkı' mekanizmasıyla dengelenmektedir. Bu mekanizma, sanığın savunma hakkının ve silahların eşitliği ilkesinin korunmasını sağlar. Eğer mahkeme, yargılama sonucunda, sanığın eyleminin iddianamede belirtilen suçtan (örneğin, taksirle yaralama) daha ağır bir cezayı gerektiren farklı bir suçu (örneğin, kasten yaralama) oluşturduğu kanaatine varırsa, bu yeni nitelendirmeye göre doğrudan hüküm kuramaz. Öncelikle duruşmaya ara vererek veya yeni bir duruşma günü belirleyerek, sanığa ve müdafiine bu yeni ve daha ağır suçlamaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre vermek ve onları dinlemek zorundadır. Bu işleme 'ek savunma hakkı tanınması' denir. Bu sayede sanık, hakkında verilebilecek daha ağır bir cezaya karşı hazırlıksız yakalanmamış olur ve savunma hakkı kısıtlanmaz. Bu mekanizma, mahkemenin hukuki nitelendirme serbestisi ile sanığın savunma hakkı arasında adil bir denge kurar. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/iddianamenin-savciya-aciklatilmasinin-hukukiligi)