5237 sayılı TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun basit hali, şikayete bağlı bir suçtur. Bu durumun soruşturma ve kovuşturma usulüne etkileri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123944

Bu suçun şikayete bağlı olmasının soruşturma ve kovuşturma usulüne şu temel etkileri vardır: 1. **Soruşturmanın Başlaması:** Cumhuriyet savcısı, bu suçu re'sen (kendiliğinden) soruşturamaz. Soruşturmanın başlayabilmesi için, suçtan zarar gören mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içinde şikayette bulunması zorunludur (TCK m. 73). 2. **Uzlaşma Usulü:** Bu suç, CMK m. 253 uyarınca uzlaştırmaya tabidir. Soruşturma aşamasında, iddianame düzenlenmeden önce dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar uzlaşırsa soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanır. Uzlaşma sağlanamazsa soruşturmaya devam edilir. 3. **Şikayetten Vazgeçmenin Etkisi:** Mağdur, şikayetinden hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada vazgeçebilir. Şikayetten vazgeçme, soruşturma aşamasında yapılırsa kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma (dava) aşamasında yapılırsa davanın düşmesine (TCK m. 73/4) karar verilmesini gerektirir. Bu usuli şartlar, suçun takibini mağdurun iradesine bağlayarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ceza yargılaması dışında çözülmesine de olanak tanımaktadır. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/kisilerin-huzur-sukununu-bozma-sucu-cezasi/)