Bir adi ortaklık sözleşmesinde, davacı taraf hem sabit tesis bedeli hem de davalının ortaklıktan aldığı akaryakıt bedelini talep etmektedir. Mahkemenin, sözleşmede 'işletme giderlerinin davacı tarafından karşılanacağı' hükmü bulunmasına rağmen, akaryakıt bedelinin de davalıdan tahsiline karar vermesi neden hukuka aykırıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123943

Bu karar, sözleşme serbestisi ilkesinin ve sözleşmenin taraflar için bağlayıcılığı kuralının (pacta sunt servanda) ihlali olduğu için hukuka aykırıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/16 E., 2018/1315 K. sayılı kararında da bu durum vurgulanmıştır. Sebepleri şunlardır: 1. **Sözleşmeye Bağlılık:** Taraflar, adi ortaklık sözleşmesinde, ortaklığın işletilmesinden kaynaklanan giderlerin (akaryakıt, personel maaşı, elektrik vb.) kimin tarafından karşılanacağını serbestçe kararlaştırabilirler. Eğer sözleşmede bu giderlerin davacı ortak tarafından karşılanacağı açıkça belirtilmişse, bu hüküm tarafları bağlar. 2. **Yükümlülüğün Yerine Getirilmesi:** Davacı ortak, akaryakıtı temin ederek aslında sözleşmeyle üstlendiği bir yükümlülüğü yerine getirmektedir. Kendi yükümlülüğü olan bir harcamayı, daha sonra tasfiye sırasında diğer ortaktan talep etmesi, hem sözleşmenin ruhuna hem de dürüstlük kuralına aykırıdır. 3. **Yanlış Hukuki Nitelendirme:** Bu durumda akaryakıt bedeli, ortaklığın davalıya olan bir borcu değil, davacının kendi üstlendiği bir işletme maliyetidir. Mahkemenin bunu bir alacak kalemi olarak kabul edip davalıdan tahsiline karar vermesi, sözleşme hükümlerinin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunu doğurur. Davacı, bu gideri ancak kâr/zarar hesabında bir gider kalemi olarak gösterebilir, doğrudan davalıdan talep edemez.