5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bir kararda, 'sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri' ile 'altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkileri' arasında nasıl bir ayrım yapılması gerekmektedir?
TCK m. 53/3, bu ayrımı açıkça yapmaktadır. Maddeye göre, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün, kendi altsoyu (çocukları, torunları) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından bir hak yoksunluğu uygulanmaz. Yani, kişi ceza almış olsa bile, çocukları üzerindeki bu haklarını kullanmaya devam eder. Bu, aile bağlarının ve çocuğun üstün yararının korunmasına yönelik bir istisnadır. Ancak, aynı kişinin, altsoyu dışında kalan kişilerle (örneğin, kardeşi, yeğeni veya yabancı biri) ilgili velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri, TCK m. 53/1-c uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar askıya alınır, yani bu haklardan yoksun bırakılır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2015/8612 E. sayılı kararında da mahkemenin bu ayrımı gözetmeden genel bir hak yoksunluğuna karar vermesi bozma nedeni sayılmış ve kararın, bu ayrımı yapacak şekilde düzeltilmesi gerektiği belirtilmiştir.