Bir adi ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan birinin sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi, diğer ortağa sözleşmeyi feshetmek dışında, sermaye borcunun ifasını talep etme hakkı verir mi? Adi ortaklık sözleşmesinin hukuki niteliğini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında açıklayınız.
Hayır, kural olarak bu hakkı vermez. Adi ortaklık sözleşmesi, 'karşılıklı borç doğuran bir sözleşme' (sinallagmatik sözleşme) olarak kabul edilmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.12.1963 tarihli ve 4/26 E., 96 K. sayılı ve atıf yapılan 2018/16 E. sayılı kararında da benimsendiği üzere, adi ortaklık, herkesin belli bir ortak amaca ulaşmak için birtakım borçlar (katılım payı) altına girdiği, ancak bu borçların birbirinin karşılığı olarak değerlendirilemeyeceği bir 'edimler birleşimi' sözleşmesidir. Bu nedenle, bir ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi (temerrüde düşmesi), diğer ortağa, borcun ifasını dava etme veya ifa etmemeden doğan tazminat talep etme hakkı vermez. Bu durum, diğer ortağa sadece ortaklığın haklı sebeple feshini ve tasfiyesini isteme yetkisi verir. Çünkü amaç, karşılıklı edimlerin değişimi değil, ortak bir amaca yönelik edimlerin birleştirilmesidir.